Pages

Bu Blogda Ara

5 Mart 2016 Cumartesi

Coffee in Budapest

Sizlere bu yazımda Budapeştedeki birkaç 3. Dalga kahve mekanlarından bahsedeceğim. Ardından da sizi çok güzel kahvaltı edebileceğiniz başka bir mekana götüreceğim. Ticari kaygısı olan starbucks yerine, bu tarz yerlere gitmenizi ve güzel kahve içmenizi tavsiye ederim. Bu güzel mekanlara sahip şehirde sadece 1 tam gün kaldığım için, bir tek bunları keşfedip size aktarabiliyorum. 
In this post, i am gonna mention you about some 3rd wave coffee shops in Budapest. After this i’ll take you to another cafe where you can have great breakfast. I recommend you to go to these places and drink great coffee, instead of Starbucks that has commercial concerns. Just because i’ve just stayed in this city which has so many good cafes only 1 day, i can only transfer to you these spots where i could discover.

Birincisi, Fekete! Anlamı ‘Siyah’ olan, Pazar günleri bile açık olan (biliyorsunuz ki Avrupa’da bu oldukça istisna bir durum) bu kafe, bir binanın avlusunda bulunuyor. Dışarıda bulunan 2 masası ve içerisindeki 4 masası ile tam bir sıcak kahveci. İç mekan renklerinden dolayı biraz soğuk görünse de tam benlikti; beyaz ve gri. Her gün taze çıkan ev yapımı tatlılarından denedikten ve muhteşem kahvenizi içtikten sonra, satılık olan kahve makinaları ve fincanlara göz gezdirebilirsiniz.
First of them; Fekete! This coffee shop which the name means ‘Black’, even is open on Sundays (you know this is pretty exceptional for Europe), locates in a yard of a building. It is a warm and welcoming coffee spot with 2 tables outside and 4 tables inside. It is just for me even its interior colors look little bit cold; white and grey. After trying daily home made deserts and drinking great coffee, you can shoot a glance at sale coffee machines and cups.






İkincisi; My Little Melbourne! Bu kafeyi ‘But first, coffee’ kahve kaplarını instagramda gördükten sonra çok merak etmiştim. Yan yana olan 2 dükkandan oluşan bu kafede, birinde kahvenizi alıyorsunuz diğer yerde de sifon kahvelerin hazırlanışını görerek oturabiliyorsunuz. Tasarımı da oldukça güzel; siyah beyaz karolu yerler, duvara asılı bisiklet. Ve tabii ki ‘But first, coffee’ kapları. Burada da sifon kahve makinalarından hatta o tarz yapan bardaklardan alma fırsatınız oluyor.
Second of them; My Little Melbourne! I’ve been wondering this cafe after i saw the ‘But first, coffee’ take away coffee cups on instagram posts. In this coffee shop which is formed by 2 stores next to each other, you buy your coffee from one of them and sit down and watch while the syphon coffee is prepared in the other. Interior design of this spot is also pretty good; black and white floor tiles, bicycle hanging on the wall. And of course ‘But first coffee’ coffee cups. You have a chance to buy syphon coffee machines and even those coffee glasses which make syphon coffee.




Üçüncüsü; Zoska Reggelizo Kavezo! Bu bir üçüncü dalga kahvecisi değil, muhteşem bir kahvaltıcı! Biz yumurtalı ekmek ve mantarlı omlet söyledik, 2 çay ile birlikte. Toplam 7 € ödedik bu leziz kahvaltıya. Avrupa’nın diğer şehirlerine kıyaslanırsa baya ucuz bence. İç tasarımı oldukça iyi, bir köşesi var hatta; cam önünde yapay çim ile kaplanmış oturma alanı ve tam yanında da güzel çay fincanlarının olduğu bir raf. Tam olarak, kitabını kap gel ve burada keyif yap mekanı burası.
Third of them; Zoska Reggelizo Kavezo! This is not 3rd wave coffee shop, it is an amazing breakfast server! We ordered french toast and mushroom omelette with 2 cups of tea. We paid only € 7 to this delicious breakfast. I think, compared to the other cities of Europe, this is pretty cheap. Interior design of this cafe is so pretty, even there is one corner; seating area covered with fake grass just in front of the main window and shelves with full of pretty tea cups next to the seating. This spot is totally ‘Take your book with you and enjoy here’ spot.




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder