Pages

Bu Blogda Ara

2 Haziran 2016 Perşembe

Coffee in Amsterdam

Amsterdam’da bu gidişimde daha lokal yerleri keşfettiğimi bir önceki postumda belirtmiştim. Bu yazımda da güzel lokal kahvecilerinden bahsedeceğim. Hem tasarımlarıyla hem de kahveleriyle ön plana çıkan bu tatlı mekanları gezdiğim kadar yazarken de çok keyif aldım.
I mentioned that i discovered more local places in Amsterdam this time on my previous post. I am gonna mention about pretty nice local coffee spots in this post. I’ve really enjoyed writing these cute spots which come into prominence with both their designs and their coffees, as much as i enjoyed when i visited them.

İlk olarak, gitmeden önce instagramda hep karşılaştığım, minimal ve tasarımı bir harika, tam benlik olan kahveciden bahsetmek istiyorum; TOKI. Kocaman bir koltuk, mermer desenli oturma elemanı ve aynı desenden kocaman bir masa ile bar kısmında tabureleri olan, 2 odalı tatlı bir kahveci. Çok güzel bir bölgede bulunan bu kahveciye giderken bir çok vintage mağaza gezip burada soluğunuzu alıp çikolatalı kekinizi yer ve kahvenizi içebilirsiniz.
Firstly, i want to mention about the coffee spot which i came across all the time on instagram before i went, is minimal and great designed, totally for me; TOKI. A spot comprised of 2 rooms has a big couch, marble textured sitting element and a huge table with the same texture with stools at the bar area. When you go to this coffee spot which locates in a nice neighborhood, you may see and shop at several good vintage stores and then take a breathe here, eat chocolate cake and drink your coffee.








Dokuz Caddeler bölgesini ne kadar sevdiğimi söylemiştim. Şimdiki kafe işte bu güzel bölgede. Screaming Beans, logosuyle önce dikkat çekebilir. Sonra bir de kendilerinin çekmiş olduğu kahvelerin lezzetiyle insanları kendine aşık eder. Dışarıda minik bir oturma elemanı ile yan yana tanımadığınız insanlarla sosyalleşebileceğiniz, içeride de loş bir ortamı olan güzel bir kahveci. Kaliteli kahve içmek istiyorsanız eğer, burası tam sizlik!
I’ve told how much i loved the Nine Streets area. Current cafe is in this area. Screaming Beans, first it may take your attention with its logo. After, it may enamour with the taste and the flavour of the coffee which they roast themselves. A pretty coffee spot where you can socialize with a small seating area outside, which has a good dusky ambience inside. If you would like to drink quality coffee, this place is totally for you!





Biraz Leidseplein’e yaklaşalım o zaman; Bocca Coffee. Burası da kendi çektiği kahvesiyle ön plana çıkıyor. Fakat mekanda beni en çok etkileyen arka plandaki güzel müzikler, ferah dekorasyonu ve ilgimi çeken kitap, dergiler oldu. 4 günde buraya 2 kere gelerek ne kadar sevdiğimi anlayabilirsiniz sanıyorum ki. Kahvesi gerçekten lezzetli, fakat tatlıları kahvesine kıyaslanınca çok da başarılı kalmıyor, maalesef. Ama mekan içinizi açacak, kahvenizi içerken güzel farklı yazılar okuyabileceğiniz dergilere gömülebileceksiniz. 
Let’s get little bit closer to Leidseplein then; Bocca Coffee. This place comes into prominence with its roasting coffee too. However, the parts that affected me most are the music playing background, spacious decorations and magazines, books which caught my attention.  I think you may understand that i really loved this place with that i came here 2 times in 4 days. Its coffee is really delicious, but the desserts are not as successful as its coffee when its compared, unfortunately. Yet, the spot will fresh you and your mind, you can be immersed in magazines that you can read different articles while drinking coffee. 







Dokuz Caddeler’in ilerisinde, Vondel Park’a giderken uğrayabileceğiniz güzel bir kafe; Berry. İçeride 3, dışarıda 5 masası bulunan mekan beyaz ve ahşap renklerle dekore edilmiş. ‘I love you Berry much’ logosuyla öne çıkan bu mekanın içinde oturmaya gayret edin. Çünkü çok samimi ve sıcak bir ortam var. 
Ahead of Nine Streets, a nice spot which you can stop by while heading to Vondel Park; Berry. This place with 3 inside, 5 outside tables is decorated with white and wooden colors. You should make an effort to sit inside in here which shines out with ‘I love you Berry much’ logo. Because, there is so warm and sincere atmosphere inside. 





Rembrandplein’i yürüyerek geçip, Oude Pijp tarafında çok güzel bir mekanla karşılaşacaksınız; Hutspot. Giriş katta konsept mağazaya, üst katta ise kafeye sahip olan bu güzel mekanı keşfetmenizi tavsiye ediyorum. Hem sanata, hem alışverişe, hem de güzel lezzetlere doyabileceğiniz bu yerde, sizi güzel bir ortam bekliyor. Açık ve geniş bir alanda olan masalarında oturup, çalışır ve ya arkadaşlarınızla sohbet ederken rahat hissediceğinize emin olabilirsiniz.
Around Oude Pijp, you will come across to a nice place by walking through Rembrandplein ; Hutspot. I recommend you to discover this nice place which has concept store on the ground floor and cafe on the first floor. A pretty good atmosphere is waiting for you in this spot where you can fill yourself with art, shopping and delicious tastes. You can be sure about feeling so comfortable while sitting and studying or chatting with your friends on the tables in this wide and open area.





Hiç yorum yok :

Yorum Gönder