Pages

Bu Blogda Ara

15 Mart 2017 Çarşamba

"Let Them Eat Cake"

Ve gelelim Paris pastanelerine! Gerçekten bu ülke bu şehir, tatlı ve pasta olayını çözmüş. Tatlı hayranı olmayan ben bile bu şehirde bir porsiyon tatlıyı tek başıma yiyebilecek duruma geldim. 
And let’s see Paris patisseries! Really this country this city, solved the dessert and cake thing. Even i who is not a fan of desserts, became someone who finishes the one portion of cake all by myself.

İlk olarak, Louvre müzesinin orada, Angelina! İçinin saray gibi oluşu, tatlıları sergileyişi, tüm kalabalığı ile doğru adreste olduğunuzu hemen anlıyorsunuz. Kahve ve tatlılarımızı alıp, oturduk ve insanları izledik. Hem çok klas fransızlar vardı, hem de oldukça fazla turist vardı. Şampanyalar, şaraplar içiliyor, çeşit çeşit tatlılar yeniyordu. Gerçekten bir film karesinde gibi hissedebileceğiniz Angelina’ya gitmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Firstly, Angelina close to Louvre museum! With Being like a palace inside, showing off the all desserts, whole crowd  ; you can understand easily that you’re in the right address. Getting our coffees and desserts, sat down and watched people. There were also classy French people and also pretty much tourists. Champagne and wines were being drank, various desserts were being eaten. I strongly recommend you to go to Angelina where you can feel yourself like in a movie scene.
İkinci olarak söyleyebileceğim tabii ki Laduree! Champs Elysees’de bulunan Laduree’de hem yemek yiyebilirsiniz, hem sadece kahve ve tatlı yapabilirsiniz ya da sadece elinize macaronunuzu alabilirsiniz. Biraz sıra bekledik fakat değdi. Ortamı çok güzel. Yine bir kraliyet ailesinin çay salonundaymışsınız gibi hissediyorsunuz ve macaronlu pastanızı yerken, Paris’te olduğunuzu gerçekten hisediyorsunuz..
Secondly i can tell, of course; Laduree! You can have lunch / dinner, or you can have coffee and dessert or even you can only takeaway macaron here in Laduree which is located at Champs Elysees. We waited a little bit to be seated but it was worth it. The ambiance is so nice. Again you feel like you’re in a tea room of a palace of a royal family, and while eating a macaron cake, you really feel you’re in Paris..
Son olarak ise, yanlışlıkla gittiğimiz bir pastaneden söz etmek istiyorum. Du Pain. Maison Kitsune’a gitmiştik ve Pazar olduğu için kapalı olan Kitsune’dan hüzünlü çıkarken, yanda hemen Du Pain’i gördük. Kahve içmek için girmiştik, fakat tabi ki tatlılarına da dayanamadık. Minimal ve sakin olan bu pastaneden tatlınızın yanına şampanyanızı bile alabilirsiniz.
Finally, i want to mention you about a patisserie which we came across accidentally. Du Pain. We went to Maison Kitsune and because of it was Sunday, we went out little sad from closed Kitsune, we saw Du Pain just next to it. We entered there to drink only coffee, however of couse we couldn’t resist the desserts. You can even buy your champagne with the dessert from this minimal and calm patisserie.
Tüm güzel Paris tatlılarından sonra ; Ekmek yoksa, pasta yesinler sözünün söyleyen Marie Antoniette’in Fransız olduğunu çok rahat anlayabildim.
After those amazing cakes and desserts in Paris; i could easily understood Marie Antoniette who said ‘Let them eat cake’ was French. 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder